Basına ve Kamuoyuna…

Basına ve Kamuoyuna…
Bütün dünyada insan onuruna yakışır çalışma koşullarının sağlaması ve buna uygun işlerin oluşturulması adına geniş bir dayanışma içinde gerçekleştirilen “7 Ekim Dünya İnsan Onuruna Yakışır İş Günü” sendikamız EVİ-SEN tarafından da büyük bir hassasiyet ve gereken önem verilerek kutlanmaktadır. Yoksulluğun her geçen gün arttığı, eşitsizliğin dizginlenemediği, neo liberal politikalar nedeniyle emeğin ve alın terinin sömürüsünün üst seviyelerde gerçekleştiği, ayrımcılığın ve ayrımcı uygulamaların farklı türlerinin rahatsız edici bir şekilde karşımıza çıktığı bugünlerde, insan onuruna yakışır çalışma şartlarının ve insan onuruna yakışır işlerin önemi her zamankinden daha önemli bir hal almıştır. Bu girdap içerisinde özellikle belirli sektörlerde ve belirli iş alanlarında yaşanan sömürü çok daha acımasız bir şekilde karşımıza çıkabilmektedir. Bu dezavantajlı iş alanlarından birini de ev işçiliği, bu hususta mağdurlaştırılan önemli bir kesimi ise biz ev işçileri oluşturmaktadır. Bu nedenle insan onuruna yakışır çalışmanın öneminin bütün dünyada çeşitli faaliyetlerle dile getirildiği bu günde, bizler de sesimizi daha çok yükseltmemiz gerektiğinin bilinci ile hareket etmekte, ev işçilerinin tüm dünyada ve Türkiye’de insan onuruna yakışır şartlarda çalışma koşullarına ulaşmaları için gereken tedbirlerin ivedilikle alınmasını talep etmekteyiz. Bu talebimizi geçtiğimiz günlerde Ankara’da çalıştığı evde geçirdiği kaza sonucu bacağının birini kaybeden diğerini de kullanamaz hale gelen ev işçisi arkadaşımız Nefise’nin içinde bulunduğu duruma dikkat çekerek ve her bir ev işçisinin gerekli önlemler alınmazsa Nefise ile aynı mağduriyeti yaşayabileceğini tüm toplumun kulağına çığlıklarımızla fısıldayarak dile getirmeyi anlamlı buluyoruz.

12079499_962804000430164_3552317495431966047_n

Bu doğrultuda ev işçilerinin içinde bulunduğu olumsuz durumun öneminden kısaca bahsetmek gerekirse; dünyada, iş gücünün önemli bir oranını oluşturan ev işçileri; ILO verilerine göre gelişmekte olan ülkelerin işgücü yoğunluğunun %4-10’unu, gelişmiş ülkelerin işgücünün ise %2’sini oluşturmaktadırlar. ILO verilerine göre dünya çapında 53 milyon ev işçisinin çalıştığı tespit edilmiş olmasına rağmen bu rakamın tespit edilenin çok daha üzerinde olduğu bilinmekte

Ev işçilerinin çalışma ve yaşam standartları tüm dünyada çalışma hayatına ilişkin önemli sorunlardan birini oluşturmaktadır. Bu durum ülkemiz için de farklı değildir. Öncelikle belirtmek gerekir iş tanımlarındaki belirsizlik ev işçilerinin hem dünyada hem de ülkemizde karşılaştıkları önemli sıkıntılar arasında yer almaktadır. Uzun çalışma süreleri, ağır çalışma şartları, düşük ücretler, sosyal güvencesizlik, iş güvencesizliği, yetersiz beslenme ve barınma imkânları, çeşitli taciz vakaları, aşağılama ve ayrımcılık türleri, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin eksikliği ve bu doğrultuda yaşanılan sıkıntılar ev işçilerinin karşılaştıkları sorunların sadece bir çırpıda sayılabilecek olan bazılarıdır.

12088503_962440430466521_299313448992769827_n

Yukarıda sayılan tüm sorunların ötesinde hatta hepsinin kökeninde ev işçilerinin gerekli veya en azından asgari hukuki koruma zemininden mahrum bırakılmış olmaları yatmaktadır.. Ev işçileri, bireysel iş ilişkilerinin düzenlendiği 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında bırakılmışlardır. Ayrıca benzer bir düzenleme 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu tarafından da yapılmış, ev hizmetlerinde çalışanlar kapsam dışında tutmuştur. Ev işçilerinin hizmet ilişkisi ve işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin hakları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu aracılığıyla düzenlenmeye çalışılmış, ancak mevcut düzenlemeler sınırlı ve yetersiz kalmıştır. Ev işçilerinin sosyal güvenlik haklarının son derece yetersiz bir şekilde koruma altına alınmış olması da işçilerin en önemli sorunları arasında yer almaktadır. 10.09.2014 tarihinde kabul edilen 6552 sayılı kanun ile ev işçilerinin sosyal güvenlik haklarına ilişkin bazı kısıtlı düzenlemeler yapılmaya çalışılmış, ancak işçilerin mağduriyetinin önüne geçilememiştir. İlgili kanunda yapılan düzenleme ile çalışma saati dikkate alınarak yapılan bir hesaplama doğrultusunda ayda 10 günden fazla çalışan ev işçileri zorunlu sigortalı, 10 günden az çalışan ev işçileri ise belirli sınırlamalarla sadece iş kazaları ve meslek hastalıkları bakımından sigortalı sayılmışlardır. Bir ayda 10 günden az çalışan ev işçisinin sigorta yükü isteğe bağlı sigortalılık kapsamında ev işçisine yüklenmiştir.
Yukarıda belirtilen tüm bu sorunların çözümüne yönelik olarak EVİD-SEN tarafından birçok faaliyet gerçekleştirilmekte, ileriye dönük olarak da farklı proje ve faaliyetlerin planlaması yapılmaktadır. Son dönemde Sivil Düşün AB Programı kapsamında projelendirilmiş olunan ve 14.06.2015 tarihinde gerçekleştirilen “Ev İşçilerinin Kanuni Korumaya Alınması Hakkında Yönetmelik Tartışmaları Çalıştayı” ile EVİD-SEN ev işçilerinin özellikle hukuki zeminde mevcut olan mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik önemli bir adım atmıştır. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden alanlarında uzman öğretim üyelerinin, kamu kurum ve kuruluşlarından uzmanların, uluslararası örgütlerin temsilcilerinin ve sanatçıların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda ev işçilerinin sorunları detaylı bir şekilde masaya yatırılmıştır. Çalıştay sonucunda ev işçilerine yönelik bir yönetmelik hazırlanması ve bu yönetmeliğin de bir TİP Sözleşme aracılığıyla kuvvetlendirilmesi, gerçekleştirilecek olan hazırlıklar neticesinde ise ilgili Yönetmelik ve Tip Sözleşme taslağının Dünya İnsan Onuruna Yakışır İş Günü olan bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına sunmuş bulunmaktayız. Kısacası Dünya Ev İşçileri Günü arefesinde gerçekleştirilen çalıştayla başlatılan süreç yine ev işçileri için önemli bir gün olan Dünya İnsan Onuruna Yakışır İş Günü ile belirli bir aşamaya getirilmiştir. EVİD-SEN öncülüğünde hazırlanmakta olan Ev İşçileri Yönetmeliği ve TİP Sözleşmesi taslağından kısaca bahsetmek gerekirse;

İlgili yönetmelik giriş bölümde amaç, dayanak, kapsam, tanımların belirlenmesi ile başlamaktadır. Bu minvalde ev işinin ne olduğu, ev işçisinin kim olduğu net bir şekilde ortaya konulmaya çalışılmış ve ev işçilerinin en önemli sorunları arasında yer alan görev tanımlarının karmaşıklığı hafifletilmeye çalışılmıştır. Yönetmelik taslağında iş ilişkisinin kurulması ile birlikte hazırlamış olduğumuz Tip Sözleşmeye atıf yapmaktadır. Hazırlanan Tip Sözleşme aracılığıyla ev işçilerinin çalışma yaşamına ilişkin kronik sorunları asgari gerekliliklerin belirtilmesiyle çözüme kavuşturulmaya çalışılmıştır. Hazırlanan Tip Sözleşmede ev işçilerinin sorunları detaylı bir şekilde ele alınarak, ücret, çalışma süreleri, ara dinlenmeleri, hafta tatili, yıllık ücretli izin, barınma, eşit işlem borcu, işin yapılış şekli, ev işçilerinin öğrenim hakkı, örgütlenme hakkı, iletişim hakkı ve işçi sağlığı ve iş güvenliğine
ilişkin konular ayrı ayrı başlıklar altında düzenlenmiştir. Yapılan düzenlemelerde mevcut yasal mevzuatla çelişmeden asgari çalışma koşulları, işveren yükümlülükleri, ev işçisinin hakları belirlenmiştir. Mevcut yasal düzenlemeler de dikkate alınarak ev işçilerinin dezavantajlı olduğu konulardaki açıklar giderilmeye çalışılmıştır.
Elbette yönetmelik ev işçilerinin sorunlarının çözümünde bir nihai nokta değildir. Bu adım ev işçilerinin sorunlarının hukuki zeminde tartışılma ihtiyacının yoğun olduğunu, ev işçilerinin hukuki anlamda mağduriyetlerinin giderilmesi için bir yerden başlanılması gerektiğini ve bunun için de zamanın çok olmadığını kamu kurum ve
kuruluşlarına, ilgili bakanlıklara, sivil toplum örgütlerine, sendikalara, üniversitelere, uluslararası örgütlere ve en önemlisi ev işçilerinin kendilerine anlatmak açısından önemli bir irade beyanı olmuştur. EVİD-SEN bundan sonraki süreçte de ev işçilerinin hukuki haklarının geliştirilmesi, yasal zeminin buna uygun hale getirilmesi için konunun takipçisi olmaya devam edecektir. Konuyla ilgili özellikle üniversitelerle yakın ilişki içinde çalışmakta ve alana katkı sağlayacak bilimsel projeler üretilmesine destek olmaktadır. İlerleyen dönemlerde akademi sendika işbirliğinin ön plana çıktığı ve ev işçilerinin sorunlarına somut çözüm politikaları getirecek olan birçok proje EVİDSEN gündeminde yer almaktadır. Belirtme gerekir ki tarihsel süreç içinde çalışma hayatına ilişkin hiç hak mücadele edilmeksizin elde edilmemiştir. Bu paralelde bilinmelidir ki ev işçilerinin hak mücadeleleri ancak oluşturulacak toplumsal algı ve ev işçilerinin örgütlü mücadelesi ile başarıya ulaşacaktır. Bu kapsamda oluşturulacak dayanışma ağına ve emek mücadelemize katkı sumak için toplumun tüm bireylerini desteğe davet ediyor bir kez daha hatırlatıyoruz… “Toz Bezi Değil Ev İşçisiyiz!”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir