DÜNYADA EV İŞÇİLİĞİ

EV İŞÇİLİĞİ DÜNYADA VE ÜLKEMİZDE MEVCUT DURUM, DÜNYADAKİ ÖRNEK UYGULAMALAR VE SORUNLARLA MÜCADELE STRATEJİLER, EV İŞÇİLERİ DAYANIŞMA SENDİKASI

3

Ev İşçiliğinin Kavramsal ÇerçevesiEv işçiliğinin kavramsal çerçevesi üzerine farklı unsurlardan söz etmek mümkündür;Sunulan hizmet evde gerçekleştirilmektedir ve bu evler şahsa aittir.Bağımlı bir istihdam ilişkisi çerçevesinde ev sahiplerinin işveren olduğu kabul edilmektedir.Ev işçileri bağımlı bir çalışma ilişkisi çerçevesinde ev işleri ile ilgili hizmetleri ifa etmektedirler.Kısacası yapılacak olan işin evin hizmetleri ile ilgili olması ve işverenin otoritesi, yönetimi ve denetimi altında onun namına yerine getirilmesi gerekmektedir. Evlerin temizliği, evlerde yapılan çamaşır yıkama, ütü vb. işler, çocuk bakımı, hasta ve yaşlı bakımı ayrıca ev işleriyle ilgili çeşitli alanlar ev işi tanımı içinde değerlendirilmektedir.En genel ifadeyle uşak, kahya, hizmetçi, aşçı, çocuk bakıcısı, şoför, bekçi, hayvan bakıcısı, bahçıvan gibi kişiler tarafından gerçekleştirilen ve bir evle ilgili olan işlere ev işi ve bu işi gerçekleştiren kişilere ise ev işçisi denilmektedir Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’ne göre;,“Ev ya da hane halkı için veya ev içerisinde icra edilen işleri…” ev işi, “istihdam ilişkisi dahilinde, ev işleri ile uğraşan herhangi bir kişiyi…” ev işçisi olarak tanımlamıştır. “Ev işleri ile ara sıra ya da gelişigüzel meşgul olan ve ilgili işi mesleki bir temele dayalı olarak icra etmeyen…” kişileri ise ev işçisi tanımının dışında tutmuşturILO verilerine göre;Gelişmekte olan ülkelerin işgücü yoğunluğunun %4-10’unu,Gelişmiş ülkelerin işgücünün ise %2’sini ev işçileri oluşturmaktadırILO tarafından yapılan araştırmalar 2010 yılında dünya genelinde en az 53 milyon ev işçisinin bulunduğunu göstermektedir. Gerçek rakamlar bu tablonun çok daha ötesindedir (100 milyon civarında).Ev işçileri toplam istihdamın %1,7’sini ve ücretli istihdamın %3,6’sını oluşturmaktadır.Ev işçilerinin %87’sinin kadın olduğu ve dünya genelindeki toplam kadın istihdamının %7,5’ini ev işçilerinin oluşturması da dikkat çeken veriler arasında ILO verilerine göre 2008 yılında dünya genelinde 15.5 milyon ev işçisi 5 ile 17 yaş arasında çocuklardan oluşmaktadır. Bu rakamın 11.3 milyonunu ise kız çocukları meydana getirmektedir. Çalışma KoşullarıEv işçileri, birçok eşitsiz, haksız, kötü muamele karşısında savunmasız bırakılmıştır.Ev işçileri, iş mevzuatları kapsamına dahil edilmedikleri için istihdam ilişkilerine dair çoğu resmi düzenlemenin de dışında kalmışlardır. Uzun çalışma saatleri, ev işçilerinin yaşadığı en önemli sorunlar arasında yer almaktadır. Ücretlerin düşüklüğü ise ev işçilerinin ayrı bir sorunudur. Ücretlerin düzeyi milliyet, cinsiyet vb. gibi farklı kriterler doğrultusunda da farklılaşabilmektedir. Taciz de ev işçilerinin sıklıkla karşılaştıkları önemli sorunlar arasında yer almaktadır. İşçi Sağlığı Ve Güvenliğiİşçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili çoğu sorun daha önce bahsedilen diğer sorunlarla bağlantılı bir şekilde ortaya çıkmaktadır.Uzun çalışma saatleri sonrasında bu durumdan olumsuz etkilenen ev işçisi, yorgunluğa bağlı birçok kronik rahatsızlıkla karşılaşabilmektedir.Yorgunluk nedeniyle dikkat dağılmasına bağlı olarak iş kazası riskleri de artmaktadır. İşçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili çoğu sorun daha önce bahsedilen diğer sorunlarla bağlantılı bir şekilde ortaya çıkmaktadır.Uzun çalışma saatleri sonrasında bu durumdan olumsuz etkilenen ev işçisi, yorgunluğa bağlı birçok kronik rahatsızlıkla karşılaşabilmektedir.Yorgunluk nedeniyle dikkat dağılmasına bağlı olarak iş kazası riskleri de artmaktadır. Kalitesiz temizlik malzemeleri kullanılması nedeniyle deri rahatsızlıklarına, yapılan işlerin zorluğundan kaynaklı olarak sırt, bel ve diz rahatsızlıklarına yakalanabilmektedirler.Sözlü, fiziksel ve cinsel taciz nedeniyle ise birçok psikolojik sorun yaşamaktadırlar. Yüksekten düşme, kayma vb. nedenlerle işçiler yaralanmakta ya da bu tür kazalar ölümle sonuçlanabilmektedir Toplumsal CinsiyetEv işçilerinin, özellikle erkek egemen toplumlarda çoğunlukla kadına atfedilmiş işleri yapmaktadırlar.“Ev Kadınlığı” gibi kavramsallaştırmaların da işaret ettiği üzere ev işleri, çoğu zaman kadınların doğal eğilimleri ve özelliklerine bağlanmıştır.Ev işçileri tarafından gerçekleştirilen hizmetler nedeniyle, bu işçiler, klasik bir istihdam ilişkisine sahip olmaktan ziyade iş ve aile ilişkisi arasında kalmışlardır.ILO verilerine göre;Ev işçilerinin %87’si kadınlardan oluşmaktadır.Latin Amerika ve Karibyen ülkelerinde bu oran %92 iken Asya’da %82 ve Afrika’da %73 ve Orta Asya’da %64’tür. Türkiye’de ise bu oranın %90’ların üzerinde olduğu tahmin edilmektedir.ILO verilerine göre çocuk bakımı ve ev işleri yoğun olarak kadınlar tarafından gerçekleştirilirken, bahçıvanlık, güvenlik görevliliği, şoförlük, catering hizmetleri ise yoğun olarak erkekler tarafından gerçekleştirilmektedir. Göçmen İşçiliğiILO tarafından hazırlanan raporlar özellikle Avrupa, Körfez Ülkeleri, Orta Asya gibi bölgelerde ev işçiliğinde yoğun olarak göçmenlerin yer aldığına dikkat çekmektedir.İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch- HRW) göçmen ev işçilerinin, Sudi Arabistan’da 660.000, Kuveyt’te 200.000, Lübnan’da 300.000, Malezya ve Singapur’da 196.000 civarında olduğunu belirtmiştir. Avrupa’da en yüksek oranda ev işçiliğinin İspanya, Fransa ve İtalya’da olduğu belirtilirken, İspanya’da çalışan ev işçilerinin çoğunun Latin Amerika kökenli, İtalya’daki ev işçilerinin Doğu Avrupa kökenli ve Fransa’daki ev işçilerinin ise çoğunlukla Cezayir, Fas ve Tunus kökenli oldukları belirtilmiştir .Türkiye’de çalışan ev işçileri içinde de göçmen ev işçilerin oldukça önemli bir yere sahip olduğu bilinmekte, bu yöndeki göç akımının birçok farklı ülkeden gelmesinin yanında yoğun olarak eski doğu bloğu ülkelerinden geldiği belirtilmektedir.Göçmen ev işçilerinin işverenlerle direk olarak diyalog kuramamaları başlıca sorunları arasında yer almaktadır.Aynı zamanda dil problemi de bu diyalog sürecini olumsuz etkilemektedir. Çoğu zaman iş sözleşmesini, yükümlülüklerini ve haklarını anlaşılır bir şekilde istişare etmeden kabul etmek durumunda kalmaktadırlar.Bunun haricinde sosyal ve kültürel birçok faktör bu işçilerin, çalışma koşullarının kötü olmasına, ayrımcılığa maruz kalmalarına ve kötü muamele görmelerine neden olmaktadır. Sosyal güvenlik korumalarındaki sıkıntılar, çalışma izinleri, göçmen ev işçilerinin işe yerleşmesine aracılık eden acenteler, bu acenteler tarafından kesilen işe alım ücretleri ve seyahat ücretleri adı altında yapılan kesintiler göçmen ev işçilerinin karşılaştığı sorunlar arasındadır.. Çoğu yatılı olarak çalışan göçmen ev işçilerinin uzun saatler boyunca çalıştırılmaları ve bu uzun çalışma saatlerine rağmen çok düşük ücretler almaları da önemli sorunlar arasında gösterilebilmektedir.ev işlerinin ve bu doğrultuda ele alınan göçmen işçiliğinin feminizasyonu beraberinde cinsiyet, ırk, etnik köken ve sosyal durumla ilişkili birçok eşitsizliğin ortaya çıkmasına neden olmakta, bu durum ise göçmen ev işçilerini insan hakları ihlallerine karşı oldukça hassas bir grup haline getirmektedir. Göçmen ev işçilerinin sömürüsü kimi zaman dinlenmeden gerçekleştirilen uzun çalışma saatleri, düşük ücretler, kötü barınma ve çalışma koşulları, sosyal güvence eksiliği, insan onurunu rencide eden aşağılayıcı muamelelerin dahi ötesine geçebilen, kölelik benzeri koşullara ulaşabilmekte ve insan ticareti ile bağlantılı bir hal almaktadır . ILO Norm ve Belgeleri189 nolu Ev İşçileri için İnsan Onuruna Yakışır İş Hakkında Sözleşmesi Tüm ev işçileri için insan hakları standartlarının sağlanması gerektiği, örgütlenme ve toplu pazarlık hakkı, zorla çalıştırmanın her şeklinin engellenmesi, çocukların çalıştırılmasının önüne geçilmesi, istihdam alanındaki ayrımcılığın kaldırılması, istismar, taciz ve şiddete karşı korumanın sağlanması, adil bir istihdamın yaratılması ve insan onuruna yakışır yaşam koşullarının oluşturulması gibi temel konular ILO tarafından yayınlanan 189 nolu sözleşmenin önemli gündem maddeleri arasında yer almıştır.201 nolu Ev İşçileri için İnsan Onuruna Yakışır İş Hakkında ILO Tavsiye Kararı Bu Tavsiye Kararı aracılığıyla 189 nolu Sözleşme’nin amacına ulaşabilmesi için ne tür uygulamalara gidilebileceği konusunda öneriler getirilmiştir. Çeşitli konularda farklı ILO belgeleri ve diğer uluslararası belgelere de atıfta bulunan tavsiye kararı, 189 nolu sözleşmede değinilen konuları daha detaylı bir şekilde ele almıştır. Bu Tavsiye Kararı aracılığıyla 189 nolu Sözleşme’nin amacına ulaşabilmesi için ne tür uygulamalara gidilebileceği konusunda öneriler getirilmiştir. Çeşitli konularda farklı ILO belgeleri ve diğer uluslararası belgelere de atıfta bulunan tavsiye kararı, 189 nolu sözleşmede değinilen konuları daha detaylı bir şekilde ele almıştır. Bu Tavsiye Kararı aracılığıyla 189 nolu Sözleşme’nin amacına ulaşabilmesi için ne tür uygulamalara gidilebileceği konusunda öneriler getirilmiştir. Çeşitli konularda farklı ILO belgeleri ve diğer uluslararası belgelere de atıfta bulunan tavsiye kararı, 189 nolu sözleşmede değinilen konuları daha detaylı bir şekilde ele almıştır.
1
Ev İşçilerinin Haklarına Yönelik Örnek Uygulamalar Bolivya Ev işçilerinin 1996 yılında oluşturdukları Bolivya Ev İşçileri Ulusal Federasyonu (FENATRAHOB), 2003 yılında verdiği mücadelenin sonuçlarını almış, Bolivya’da çıkartılan ev işçileri yasasının oluşumunda önemli bir rol üstlenmiştir. Bu yasa ile ;Ev işçileri için asgari bir ücret düzenlemesi,Ayni ödemenin önüne geçilerek ücretlerin nakden ödenmesi,Normal çalışma süresinin 8 saat olarak belirlenmesi,Pazar günleri haftalık ücretli izin haklarının kullanmaları, senede 15 gün yıllık ücretli izin hakkına sahip olmaları,Hijyenik bir ortamda barınmaları ve banyo gibi olanaklara erişimlerinin sağlanması gibi düzenlemeler hayata geçirilmiştir.Amerika Birleşik Devletleri (ABD)Konuyla ilgili olumlu örneklerden biri DWU’nun New York’da gerçekleştirdiği hukuki mücadeledir. Verilen mücadele sonucunda;ev işçilerine ödemesi yapılmayan 500.000 USD tutarında ücretin ödemesinin gerçekleşmesini sağlamıştır .ABD’de 2013 yılı Eylül ayında yapılan bir düzenleme ile ev işçilerine asgari ücret ve fazla mesai gibi haklar tanınmış, hali hazırda var olan haklar ise genişletilmiştir. Bu durum yaklaşık olarak 2 milyon ev işçisini olumlu şekilde etkilemiştirFilipinlerFilipinler’de 18 Ocak 2013 tarihinde kabul edilen Batas Kasambahey Yasası ev işçilerinin Magna Karta’sı olarak değerlendirilmiştir. Bu yasa ile ;Ev işçilerinin çalışma hayatı ve sosyal güvenlik haklarına yönelik önemli düzenlemeler yapılmıştır.İş sözleşmesinin imzalanması öncesinde hazırlanan sözleşmenin hem işçi hem de işveren tarafından anlaşılır bir dil ve lehçede olması gerektiğinin altı çizilmiştir. ev işçilerinin haftalık izinleri, asgari ücret uygulaması, fazla mesai ücretleri, sağlık sigortasını da kapsayacak şekilde sosyal güvenlik düzenlemeleri, yatılı çalışanlar için temel barınma ve yemek ihtiyacının karşılanması, yıllık izin, analık ve babalık izinleri, zorla çalıştırmanın, borçlandırmanın, insan kaçakçılığının, esaret altına almanın engellenmesi için çeşitli düzenlemeler getirilmiştir. Yasanın ihlali halinde ise net cezalar öngörülmüştür .Diğer Ülkelerdeki UygulamalarArjantin’de 2013 yılı Mart ayında kabul edilen bir yasa ile ev işçilerinin haftalık çalışma süreleri azami 48 saat olarak belirlenmiş, hafta tatili, yıllık ücretli izin, hastalık ve analık izni, 16 yaş sınırı getirilmiş ve yatılı olarak çalışan işçiler için ek korumalar gerçekleştirilmiştir.Venezuella’da yapılmış, gerçekleştirilen bu düzenleme ile, haftalık azami çalışma süresi 40 saat olarak belirlenmiş, ücretli izin ve asgari ücret gibi uygulamalar getirilmiştir. Şili’de hazırlanan bir tasarı ile de ev işçilerinin haftalık çalışma sürelerinin 45 saat olarak belirlenmesi ve ayda iki gün tatil hakkı verilmesi öngörülmüştür.2013 yılının Mart ayında Brezilya’da anayasal bir değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklikle ev işçilerine, fazla mesai, işsizlik sigortası, emeklilik gibi alanlarda çeşitli haklar tanınmış, günlük çalışma saati 8 ve haftalık çalışma saati 44 olarak belirlenmiştir.Ev işçilerinin Türkiye’deki DurumlarıBütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ev işçilerinin sayısı oldukça fazladır.Türkiye’de yapılan çalışmalarda ev işçilerinin sayılarının belirlenmesi için farklı yöntemler dikkate alınmış, ancak bu verilerin net rakamları yansıtamadığı görülmüştür.TUİK tarafından 2011 yılında oluşturulan veriler dikkate alındığında evde hizmet sektöründe ücretli ve yevmiyeli çalışanların sayısının 121.000 olduğu ve bunun büyük çoğunluğunun kadınlardan oluştuğu belirtilmiştir. Ancak bu sayıların birçok farklı nedenle gerçek rakamları yansıtmadığı bilinmektedir.ülkemizde bulunan ev işçilerinin sayısının ve bu sayı içindeki kadın yoğunluğunun dünyadaki duruma benzer bir şekilde seyrettiğini belirtmek bile mevcut durumla ilgili fikir yürütülmesini kolaylaştıracaktır.Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ev işçilerinin yaşadıkları birçok sorun ortaklaşmaktadır.İşçi sağlığı ve güvenliği anlamında yaşanılan sıkıntılar ve eksiklikler de ülkemizde ev işçilerinin yaşadığı sorunlar içerisinde önemli bir yere sahiptir. Tehlikeli koşullarda çalışan ev işçileri özellikle yüksekten düşme nedeniyle ölüm riskiyle karşı karşıya kalabilmekte, kimyasal madde içeren temizlik maddelerinin bilinçsiz kullanımı, işin niteliği nedeniyle fiziksel anlamda karşılaşılan zor şartlar, bel, sırt ve diz ağrısı gibi fiziksel hastalıkların, çeşitli cilt ve solunum yolu hastalıklarının ülkemizdeki ev işçileri arasında da sıklıkla rastlanılmasına neden olmaktadır.Türkiye’de çalışma koşullarının kötü bir şekilde seyretmesinin ve bununla birlikte birçok farklı sorunun ortaya çıkmasının belki de en önemli nedeni, ev işçilerine yönelik hukuki düzenlemelerin yeterli korumayı sağlamamasıdır.Türkiye’de doğrudan veya dolaylı olarak ev işçilerini ilgilendiren, 4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ne bu gruba giren ev işçilerinin iş tanımlarının belirlenmesinde ne de bir bütün olarak sosyal haklarının korunmasında yeterli değildir.Türkiye’de bireysel iş ilişkilerinin düzenlendiği 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4. maddesinin (e) bendi ev hizmetlerinde çalışanları bu kanun kapsamı dışında bırakmıştır .İlgili düzenleme yapılırken de hangi hizmetlerin ev hizmeti olarak sayılacağı veya sayılmayacağı konusunda bir açıklama yapılmamıştır.Yasa koyucu konuyla ilgili olarak Türk Borçlar Kanunu’na gönderme yapmakta ve ev hizmetlerinde çalışanlara 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun iş sözleşmesine ilişkin hükümleri (md.393-447) ve genel hükümlerinin uygulanacağını belirtmektedir.
2
İşçi sağlığı ve güvenliğinin sağlanması adına 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu da ev hizmetlerinde çalışanları kapsam dışında tutmuş, bu durum Kanun’un 2. maddesinin (c) bendinde belirtilmiştirİstisna yasaya konulurken, ev hizmetlerinde geçici gündelik çalışanların iş kazasına en fazla maruz kalacak olan kesimi oluşturdukları, temizlik maddeleri, tozlar vb. nedenlerle meslek hastalığına tutulma riskiyle karşı karşıya bulundukları da gözden kaçırılmış veya göz önünde tutulmamıştır.Türk Borçlar Kanunu aracılığıyla düzenlenmeye çalışılan işçi sağlığı ve güvenliği konusu ise ev işçileri için gereken korumayı sağlayamamıştır.Kanun, işverene, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçilere de işçi sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uyma yükümlülüğü getirmiş, bunların ötesinde bir düzenlemeye yer vermemiştir.6552 sayılı Kanun’un 55. maddesi ev işçilerini kapsayacak şekilde oluşturulmuş, bu madde ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen EK MADDE 9’da ev hizmetlerinde çalışanların sigortalılık durumları düzenlenmiştir.“Ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla olan sigortalılar hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin hükümler uygulanır”Aynı Kanunla yapılan düzenlemede İş kazası ve meslek hastalığı bildirimi ve sağlanan yardımlara da yer verilmiştir. Bu düzenlemelerde;Ev hizmetlerinde 10 gün ve daha fazla süre ile çalıştırılacak sigortalılara ilişkin iş kazası ve meslek hastalığı bildirimi, Kanunun 13 üncü maddesinde belirtilen sürede Kuruma doğrudan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ekinde yer alan İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Formunu düzenleyerek ya dawww.turkiye.gov.tr adresinin “e-hizmetler” menüsünün altında bulunan “Ev Hizmetleri” kısmını seçerek “İş kazası bildirimi” menüsünden yapılacaktır.

TEMİZ EVLER, MUTLU BEBEKLER, SAĞLIKLI YAŞLILAR VE YEŞİL BAHÇELER UĞRUNDA DÖKÜLEN ALIN TERİ : EV İŞÇİLERİ VE SENDİKAL MÜCADELELERİ 3 MAYIS 2015, 23:45
Ev işçilerinin sendikal mücadeleleri ve EVİD-SEN’in mücadele anlayışı 14 Nisan 2015 tarihinde ROMA’da tartışıldı. 16-18 Nisan 2015 tarihleri arasında Adana’da gerçekleştirilen VIII. Ulusal İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresi’nde sendikamız tarafından gerçekleştirilen sunuma paralel bir şekilde Arş. Gör. Ceyhun GÜLER tarafından kaleme alınan bildiri 14-17 Nisan 2015 tarihleri arasında ROMA’da gerçekleştirilen 15. Uluslararası Akademik Konferans’ta yine Arş. Gör. Ceyhun GÜLER tarafından sunuldu. Birçok farklı ülkeden katılımcıların hazır bulunduğu Konferans’ta ev işçilerinin hak mücadelelerinde sendikal hareketin önemi ve ev işçilerinin sorunlarının çözümüne yönelik örnek mücadele örneklerine değinildi. Ev işçilerinin sendikal mücadelelerine uluslararası ve ulusal olmak üzere iki farklı boyuttan yaklaşılırken, dünyada sendikal mücadele sonucu elde edilmiş birçok olumlu örnek üzerinde duruldu.

6

Uluslararası sendikal hareketin konuya insan onuruna yakışır iş olgusu temelinde yaklaşmasının önemi üzerinde durulurken, ILO’nun 189 sayılı Ev İşçileri İçin İnsan Onuruna Yakışır İş Sözleşmesi’nin onaylanmasının ve uygulanmasının yaygınlaştırılması için uluslararası sendikal hareketin üzerine düşen görevler detaylı bir şekilde tartışıldı. Bu doğrultuda gerçekleştirilmesi gereken faaliyetlerin, kampanyaların gerekliliği, konuyla ilgili hazırlanacak olan yayın ve raporların ev işçilerinin hak mücadelelerine sağlayacağı katkıya dikkat çekildi. Ev işçilerinin sorunlarının uluslararası platformlarda tartışılmasının önemi üzerinde duruldu.
Ayrıca ev işçilerinin sendikal mücadelelerinin ulusal boyutunun da tartışıldığı sunumda; ev işçilerinin asgari çalışma standartlarına sahip olmalarının, konuyla ilgili tüm tarafların dayanışma içinde hareket etmesiyle mümkün olacağı belirtildi.
4
Sendikal mücadele içerisinde düzenlenecek çalıştaylar ve toplantılarla konuyla ilgili sorunlara etkin çözüm yolları bulunması gerektiği, ev işçilerinin yasal koruma zeminine kavuşturulmasının acil çözüme ulaştırılması gereken konular arasında yer aldığına dikkat çekildi. Mücadelenin sadece ev işçilerini örgütleyen sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarıyla değil, tüm sektörlerde faaliyet gösteren sendika ve emek örgütlerinin dayanışması ile mümkün olacağı vurgulanırken, konuyla ilgili toplumsal algının oluşturulması için gerekli faaliyetlerin gerçekleştirilmesinin önemine değinildi. Her şeyin ötesinde örgütlü mücadelenin öneminin ev işçileri tarafından
benimsenmesi ve ev işçilerinin kollektif dayanışma ve örgütlü mücadelenin gücünü keşfetmelerinin önemi üzerinde duruldu.

5